Yolda, restoranda, parkta, ziyarette, hastanede, komşuda…

Herhangi bir yerde…

 BEBEĞİME DOKUNMA!

Restoranda yan masandaki küçük bebeğin eline dokunurken yanağını sıkarken, yakın akrabanın yeni doğmuş bebeğini kucağına alıp eline bir öpücük kondururken, yolda geçerken gülümseyen bebekten bir makas alırken, komşunun bebeğini koklayıp öperken…

Hiç düşündün mü ona ne kadar zarar verebileceğini?

Onlar çok hassaslar, çok küçükler.

Dünyadaki her şeyden habersiz, henüz mikroplarla tanışmamış, sadece annesinin kokusunu bilen, başkasını tanımayan minikler.

Bunları Biliyor Musun?

Mikrop, virüs ve bakterilerin %80’i eller yoluyla geçer.

Belki 15 saniye çocuk sevecek ve çocuk sevginizi bastıracak olmak için bir bebeği hasta edebilirsiniz. İstemeseniz de gün içinde dokunduğunuz yerlerden, hapşırığınızdan, yediğiniz yemekten bir sürü şeyden ellerinizde mikroplar birikir. Dokunma yoluyla onları bebeğe geçirebilirsiniz.

Bebekler yaklaşık 6-9 aylık dönemlerinde  “yabancılama” denilen bir döneme girerler. Çünkü bu dönemde artık tanıdık-yabancı, güvenilir-güvenilmez ayrımını yapmaya başlarlar. Ve anne babalarından farklı kişiler, onlarda huzursuzluk oluşturabilir.

İzin almadan ona dokunduğunuzda güvensiz hissetmesine neden olabilir, korkutabilir ve huzursuzlaştırabilirsiniz.

Türkiye’de kültürümüzün bir getirisi olan bebek sevme alışkanlığına tepki olarak bu hareketi başlattık.

Bebeğin anne babası ne kadar uyarsa da: “Daha çok küçük, öpmeden, eline yüzüne dokunmadan sevelim…” diye, abartı gelir bizim kültürümüzde. Buldumculuk denir.

Çünkü o bebek sevilecek. Sevilmek için yapılmıştır. Ayrı bir birey olarak kabul edilmez. Kendi alanları yoktur. Mikroba da ihtiyaçları vardır. Herkes büyütmüştür çocuk, böyle yapmamıştır, o çocuklar nasıl büyümüştür…

 “Bebekleri sevme biçimlerimizi değiştirmek zorundayız.”

Bunları Unutmayalım!

Bebekler çok küçükler. Onlara istemeden elimizden, nefesimizden mikrop bulaştırabiliriz.

“Yüzünden öpmeyeyim, elinden öpeyim” düşünceli olmak değildir. Bebekler ellerini ağızlarına sokarlar.

Yabancılara karşı korku ve güvensizlik hissederler. Onları huzursuz etmemeliyiz.

Bebekler henüz çok küçük olsalar da birer bireydir. Kendi alanları vardır ve saygı göstermemiz gerekir. Kendileri konuşabilecek seviyeye gelene kadar ebeveynlerinden, sonrasında ise kendilerinden izin almadan dokunmamalıyız.

Anne Babalar için Önemli Tavsiye;

Bebeğinizi korumaktan çekinmeyin.

Yakın akraba da olsa, yabancı bir kişi de; “Henüz çok küçük, lütfen dokunmadan sevelim” diyebilmelisiniz.

Bebekler çok sevimliler! Ancak bir o kadar da hassaslar.

 

Bunu unutmayalım, onların bireysel alanına müdahale etmeyelim ve uzaktan sevelim.

Önemli Not

“Bebeğime Dokunma” hareketi, kültürümüzün bir yansıması olan bebekleri sevme alışkanlığına bir tepki olarak başlatılmıştır. Bebeklerin hassas birer birey olduğunu unutmadan, ebeveynlerini ve onları huzursuz etmeden, uzaktan gülümsemeyi, ürkütmeden konuşmayı, dokunmadan iletişim kurmayı öğrenmek zorundayız.

"Bebeğime Dokunma" demek, bebeğini korumak için paylaş

Bebeğime Dokunma Montessori Felsefesi projesidir.